6 Mart 2016 Pazar

Son günlerde aklımdaydı hep bu yazıyı yazmak. Erteledim durdum çünkü melankolik bir yanı var yazacaklarımın. Şansa yaşıyoruz. Her gün bir sürü insanın kendim dahil mücadelesini izliyorum. Kendi yaşadığım zorlukların küçüklüğü utandırıyor diğer insanları gördükçe. Yine de bencilce daha iyi bir hayat dilemekten alıkoyamıyorum kendimi. Değiştirebileceğim onlarca şey varken aynı yerde eş değer bahanelerle dönüp duruyorum. Neyse asıl bahsetmek istediğim şey bu değil. Asıl bahsetmek istediğim şey hayatın kısa olması. Belki bir hastalık belki bir kaza kimbilir şehrin göbeğinde patlayan bir bomba ve artık yoksun. Çok tuhaf, çok eksik...  İşte o zaman kocaman bir hiçlik olarak toprağa karışacaksın. 28 yaşındayım, ama aklıma gelen bir veda bu. kimseye hiçbir şey söylemeden gitmekten iyidir. İçim biraz burulsada yazmak istiyorum. Tek tek isimlerinizi yazmak ve hayatımdaki yerinizi, sizi sevme sebeplerimi yazacak enerjiyi bulamıyorum kendimde, zormuş... Ortak olan birkaç şeyden bahsetmek istiyorum kısaca. İyi bir insan olmaya çalıştım. Ne ölçüde başarabildim bilmiyorum. İnsan kusurla dolu nihayetinde, hepimizin kimseye söylemediğimiz ufak karanlık taraflarımız var. Yine de ben herşeyi olabildiğince samimiyetle yaşamaya çalıştım. İyi arkadaş olabildim bilmiyorum. Yalnızlığa çok düşkün olduğum için çoğu zaman yalnız olmayı tercih ettim. İnsan arkadaşlarından kaçar mı? kaçtım. Kendimle kalmak için. belki diyorum daha stressiz bir hayatımız olsaydı daha çok vakit ayırabilirdik birbirimize.Yine de hepinizi seviyorum, gözlerinizden öpüyorum. Damla, zerrin, ezgi yine zerrin, serter, erman, melis ve deniz. (ah Deniz!)... çok isim geliyor aklıma vefasızlığım artıyor yazmıyorum. İyi bir sevgili olabildim mi o konuya hiç girmiyorum. Ama iyi bir anne olurdum diyorum. İyi bir evlat oldum mu? Benden memnun musunuz, razı mısınız bilmiyorum, ben sizden memnunum. Elimden geleni yaptım, bu kadar oldu anne... İyi bir kardeş oldum mu ? Sen çok iyi bir abla oldun biliyor musun. Sen bu hayattaki şansımsın benim. Annem alınmasın ama bana hem annelik hem ablalık yaptın. Eniştemin ve senin hakkını ödeyemem. Ege. Rüyamlarımda ablam sen ben. Ben hep seni korumaya çalışıyorum. Ömrüm ne kadar uzun olursa bu hep böyle olacak. Seni hep gözümden sakınacağım.  5 yaşındasın ya, 5 yaşında ama karakterin var, zekisin çocuk. Çok ağır geldi. Şimdilik yaşamam lazım. Bu vedayı burda noktalamam lazım. Hepiniz iyi olun...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder