11 Kasım 2013 Pazartesi

Benim sana olan sevgim kimsesiz bir kız çocuğunun tanrıya inancı gibiydi. Acıklı olsun diye yazmıyorum. O kısmı geçtik, artık acımıyor. Sadece kendimi tanıyorum, detaylandırıyorum ve duygularımı isimlendiriyorum.

Yalınayak, kırmızı yüzlü bir çocuk. Üşümüyor, korkmuyor, açlık bile hissetmiyor. Güveniyor, korunuyor sanki. Kendinden emin çünkü senden emin. Çocukların tanrıya inançları büyüktür. Severler ve kendilerini yalnız hissetmezler.Öyle güçlü bir his, tahayyül edebildin mi bilmiyorum.

Elinde hiçbir şeyi olmayan bir çocuktan inancını da alırsan geride ne kalır? Ne zaman ıslak gözlü bir çocuk görsem, içimin üşümesi bundandır.

İnsana inanmak tanrıya inanmak gibi değil. Tanrı yarı yolda bırakmaz, koşulsuz sever ve korur.
Ama insan bilmez, haketmez, farkında varmaz, kaybolur ve kaybeder.

Ve kadın her adamı o adam sanır, her duyguyu ilk defa yaşıyormuşcasına aldanır. Ve adam, o adam mıdır?
İçimdeki kız çocuğuna söylemek daha doğrusu sormak istediğim birşey var, "Affedelim mi insanları, ve yine sevmeyi deneyelim mi?" Sonra bir söz geliyor aklıma, cevap gibi; 'hep denedin hep yenildin, olsun yine dene, yine yenil, daha iyi yenil! (S. Beckett)' ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder