10 Şubat 2011 Perşembe


Bedava aşk yoktur. Bazen ucuzdur ama genelde pahalıya patlamaz mı?   Zaman mesela, geri ödenmesi ve telafisi namümkün. Zorluklar, cebelleşmeler, kendine yenik düşmeler yığını  arttıkça pahalılaşır aşk.Şaşırtıcı bir reklam kampanyası gibi, değişik şekillerde pembelere sarılı , harika bir koku ve tatmış gibi sunulur ve cezbeder. Vitrinde görür hemen sahip olmak istersin, ama ışıltısı kaybolduğu zaman  bedenine uymaz, rengi rengini tutmaz..  Bazı aşklar taksit taksit ödetir kendini. Gidip gelmeler, vazgeçememeler;  her seferinde daha büyük bir pişmanlık yaşatan ana parayı asla ödeyemediğiniz, maliyeti , getirisini çoktan aşmış  bir kredi borcu gibi:)
  Bir tek güç, savurur ordan oraya seni, mutlu olmak için tek kaynaktır o an için. Kalbine tekelini kurmuş, bayrağını dikmiş, aldıkça almak isteyen , verdikleriyle beslendiğin o kaynak… Aşkın kapitalizmi diyorum ben buna. En az para kadar kirli bir uğraş, birbirini tüketme çılgınlığı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder